Kaya Çukuru / Kayaköy / Fethiye
    

Sayfa: [1] [2] [3] [4] [5] [6] >>


Kuzu göbeğine yolculuk; Morel mi desem?

Her Nisan yolumuzu düşürdüğümüz Fethiye’nin, bu yıl güzel bir festivaline de tanık olduk… Fethiye’ye 17 kilometre mesafedeki Yeşilüzümlü’nün Kuzu Göbeği Mantar Festivali. Annemin, ayılıp bayılıp tadına bakacağım diye acele ettiği göbek mantarının festivali de yapılı... (devamı)


Elma ağacı ve Meral Okay

Çetin geçen kış elma ağacını veranda çatısının üzerine yan yatırmış. Yan yatmış ama kurumayan bazı dalları çiçeklenmeye devam etmiş, garibim çiçekleriyle kesilmek zorunda kaldı bugün.

Kurumuş dalları odun olarak kullanmak üzere ayırdık ve hemen bir açık hava ocağı yaktık. Dumanla... (devamı)


Kaya Çukuru sanrıları 4 / Keçiler

Koca dayı kör Osman, keçilerinin sayısını bilmez kaç keçiniz var diye sorulduğunda “var işte birkaç yüz tane ha bire yavruluyorlar” derdi. Keçilerin kendilerine has keskin kokuları, kara üzüme benzeyen dışkıları, sütlerinin kovaya sağılırken çıkardığı dızırt dızırt sesi, meneng... (devamı)


Kaya Çukuru Sanrıları 3 / Güz Kabağı Dolması

Çoktandır yemek tarifi yapmıyordum… Farklı tatlar yakalamadıkça da yapmayı düşünmüyorum, gerek internet üzerinden gerek ise yemek kitabı, dergi, gazete sayfalarından bolca yemek tarifine ulaşmak mümkün. O yüzden, son zamanlarda öyküsü olan yiyecekler ile onların sağlıklı bir şekilde ... (devamı)


Kaya Çukuru Sanrıları 2 / Sesler

Tabiatın bu kadar gürültü çıkardığını unutmuşum!

Gürültü dediysem, öyle rahatsız edici sesler güruhu değil aksine dünyanın capcanlı bir yaşam yumağı olduğunu hatırlatan gürültüler… Seslerini ayırt edemediğim çığlıkla, kükreme, meleme, böğürme, ötme, şakıma, hatta vızıldama,... (devamı)


Akdeniz'den sevgiler voyn!

Bütün değerli etkinlikler aynı haftaya denk düşünce, bazılarına uzaktan takip düşüyor! İstanbul’da Lüfer Bayramı, İzmir Torbalı Karaot Köyü’nde Tohum Takas Şenliği ve Akhisar’da Zeytin Hasat Şenliği’nin düzenlendiği bu hafta sonu, Fethiye Ölüdeniz’de de 3. Ede... (devamı)


Kaya Çukuru Sanrıları: 1 / Havalar

Yaş ilerledikçe tabiatın hareketliliğinden ve mevsim değişimlerinden daha mı etkilenir olduk?

Çocukluk ve ilk gençliğimizde, beyaz çoraplarımızla rugan ayakkabılarımıza çamur sıçratan gereksiz bir ıslaklıktı yağmur. Rüzgâr ve fırtınalar da ona keza elbiselerimizi saçımızı başımız... (devamı)


Islak Akdeniz

Gökkuşağının tüm renkleri ayan beyandı biz geçerken altından… Bir Akira Kurosava sahnesindeyiz ve Akdeniz’in ıslak ormanlarında tilki kovalayan çocuklarız sanki! Aklımdaki binbir düşü ıslatan yağmurun iri taneleri güneşe rağmen ısrarcı. Diyorum ya, şimdi çıkacak ormanın içinden... (devamı)


Depremle uyanınca güne...

Japonya ta uzaklarda bir ülke ve yine tusunami denilen o yokedici kontrolsüz doğa gücü! Japonya uzak, ne kadar uzak? Yusyuvarlak tostoparlak bir küre olan, başı ve sonu, altı ve üstü bilinen sınırlı dünyamızın içindeyiz. Yani, Japonya hiç de uzak değil!

1957 Fethiye depremini yaşa... (devamı)


Dağ lalelerine "nünü" deriz biz

Annemin nünüleri onlar...
Ne vakit Şubat gelse, annem Uludağ'ın ufuklarına dalıp uzaklardaki memleketinin dağlarında gezinir gibi mırıldanır, anlatırdı Kayaçukuru'nun dağlarını; kekik kokarmış, adaçayı, dağ elması, nergis, sümbül kokarmış koskoca Hanönü. Keçilerin ezmediği soğanlarla... (devamı)


Kaşarlı tavayı zeytinyağıyla temizlemek!

Kaşarlı tava diye bir terim duydunuz mu hiç?

Bildiğimiz kaşar peyniriyle yapılmış bir yemekten söz etmiyorum. Kaşarlaşmış bir durumdan, olma, olgunlaşma, eskime, deneyim kazanma halinden bahsetmeye çalışıyorum. Yani bildiğimiz saç ve bakır tavaların kullanıla kullanıla ustalaşmış... (devamı)


Azgın Kanere'nin Sadeyağı

Bir etyemez olarak, böbrek yatağındaki iç yağlar ve kuyruk yağları üzerine yapılan sohbetler beni çocukluğuma götürüyor lakin, hiç de iyi anılara değil!

Sabahları, ortalık kuyruk yağında kıkırdak kızartması kokunca, evimizin en uç köşesine kaçtığımı anımsıyorum çocukken. Ev halk... (devamı)


Kayaköylü Sema

Annem Kayaköy'ün yerlisidir, kendimi bildim bileli Kayaköy'de geçen çocukluğunu anlatır bize sürekli.

Onun çocukluğunda güz sonları, (çok sonraları bağ bozumu adıyla güz şenliklerinin yapıldığı o meşhur hasat dönemleri) ekşi narlar toplanıp suyu sıkılır, kara dipli bakır (dığan) ... (devamı)





© Temmuz 2009 / Her hakkı saklıdır.