Kaya Çukuru / Kayaköy / Fethiye
    

Nurdan Çakır Tezgin

Depremle uyanınca güne... - Aşçı Fok / Nurdan Çakır Tezgin

Depremle uyanınca güne...




Japonya ta uzaklarda bir ülke ve yine tusunami denilen o yokedici kontrolsüz doğa gücü! Japonya uzak, ne kadar uzak? Yusyuvarlak tostoparlak bir küre olan, başı ve sonu, altı ve üstü bilinen sınırlı dünyamızın içindeyiz. Yani, Japonya hiç de uzak değil!

1957 Fethiye depremini yaşadıktan sonra, ömrü boyunca en ufak bir yer sarsıntısından ürken annemin anlattıkları düşüyor yüreğime bu sabah. Bir çoğumuzun hayatta olmadığı 1957 yılında henüz gencecik bir genç kız olan Kayaköylü Sema'nın yaşadıkları bunlar;

Yıllar, yıllar evveldi... Ramazanın bahara denk geldiği bir Nisan akşamıydı, insanların teravih namazı kıldıkları saatlerde geldi o ses. 24 Nisan akşamı derin bir uğultuyla geldi hiç unutmuyorum, sonradan öğrendiğimize göre 6 şiddetindeymiş, 18 kişi ölmüştü. O gece garip bir sıcaklık vardı, şehrin üzerindeki toz bulutunu Kayaköy yoluna yaslanan Kesikkapı mahallesinden görebiliyorduk…



Her birimiz, dağlara oyulmuş Kral Amyntas’ın mezarının altına gidip oturduk! Ah akılsız kafalarımız koskoca dağın dibine çekildik, ya tepemize döküleydi o koskoca kaya mezarları! Hadi biz genç çocuklardık, ya büyüklere ne demeli… Ninemin peşi sıra açık havada yayıldığımız hasırlarda uyur uyanık kıpırdanırken, deprem sabaha karşı ikinci defa vurdu ki ne vuruş… Kaya mezarlarının altında depremin ikinci defa vurmasıyla neye uğradığını şaşıran koca teyzemin; “gavur mezarları çarptı, destur ha savulun” diye söylenmesini unutmadım…

“Kordon yürüyor, deniz karaya yürüyor” diye çığlık çığlığa bağrışıyoruz hepimiz… Asıl büyük deprem bu ikincisiydi, sanki kıyamet koptu da bizler mahşeri yaşıyoruz.

25 Nisan sabahının ilk saatleri, henüz sabah ezanı okunmadı. Kordonun denizi karaya yürüyüp Fethiye’nin yarısını sular altında bıraktı, eski ahşap evleri yerle bir etti, sadece kalın duvarlı taş evlere bir şey olmadı. Fethiyelilerin çoğu yüksekçe yerlerde geceledikleri için ikinci deprem 7.1 şiddetinde olmasına rağmen bir kişi dışında can kaybı olmadı. Fethiye kıyı şeridi yerle bir oldu, bugünkü kordon tamamen sonradan yapılandırıldı. O vakitler tsunami diye bir şey bilmiyorduk, meğer denizden gelen yer sarsıntısıyla tsunami yaşamışız biz…


Kaç zamandır yazacaktım, bugüne kısmetmiş annemin anlattıkları… Yaralı gezegenimizin acısı Japonya depremi, bakalım bizim bu etten kemikten varlıklarımızda nasıl karşılık bulacak! Diliyorum ki acı çekenlerin acısı dinsin, gelip geçmiş olsun…

    

Nurdan ÇAKIR TEZGİN






Yayın Tarihi : 11.3.2011 / 1852




© Temmuz 2009 / Her hakkı saklıdır.